Katalog e-posta adresinize de gönderildi.
Hızlı Tüketim, Hijyen, Gıda ve Medikal sektörlerinde; üretimden teslimata uzanan uçtan uca dış ticaret yönetimi.
Anatolian Export, Anadolu'nun köklü üretim mirasını modern dünyanın hızıyla birleştiren yeni nesil bir dış ticaret platformudur.
Size yardımcı olalım! Hemen arayın: +90 (539) 013 77 22
Dört ana stratejik sektörde, Türkiye'nin en seçkin üreticileriyle doğrudan entegrasyon sağlıyoruz.




"Anatolian Export, Türkiye'nin yüksek standartlı üretim potansiyelini küresel pazarlara entegre etmek amacıyla kurulmuş yeni nesil bir dış ticaret şirketidir."
Anadolu'nun yerel değerlerini global markalara dönüştürmek ve iş ortaklarımıza riskten arındırılmış, kesintisiz bir tedarik zinciri sunmak.
Hızlı tüketim ve medikal ürün gruplarında, MEA bölgesinin en güvenilir ve dijitalleşmiş tedarik merkezi olmak.
Uluslararası ticaretin en büyük zorluklarından biri, malın kalitesi veya lojistiği değil, paranın değerindeki dalgalanmalardır. İthalatçı ve ihracatçılar için kar marjını belirleyen en sinsi faktör parite (kur) oynaklığıdır. Sipariş anındaki döviz kuru ile ödeme günündeki kur arasındaki fark, tüm ticari karınızı silebilir. Özellikle EUR/USD paritesindeki ani değişimler, işletmelerin nakit akışını bozar. Bu nedenle dış ticarette kur riski yönetimi, en az malın kendisi kadar önemlidir.
Döviz piyasalarındaki belirsizlikten korunmanın finansal adı “Hedging”dir. Hedging, gelecekteki olası fiyat değişimlerine karşı bugünden önlem almaktır. Dış ticarette kur riski taşıyan firmalar için temel stratejiler şunlardır:
Finansal piyasaların karmaşık yapısı ve Hedging maliyetleri, birçok firmayı zorlayabilir. Anatolian Export olarak, partnerlerimizin bu riskten etkilenmemesi için “Sabit Fiyat Garantisi” sunuyoruz. Siparişinizi onayladığınız andaki fiyatı sabitliyor, üretim ve sevkiyat sürecindeki kur dalgalanmalarını size yansıtmıyoruz.
Ticaret sadece malı alıp satmak değil, parayı ve riski yönetmektir. Dış ticarette kur riski endişesi yaşamadan, güvenli ve öngörülebilir bir ticaret deneyimi için bizimle iletişime geçin.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeleri kapsayan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) bölgesi, son yıllarda büyük bir dönüşüm geçiriyor. Genç nüfusun etkisi ve dijitalleşme oranının hızla artması, Orta Doğu pazarı ihracat dinamiklerini kökten değiştirdi. Artık bölgedeki tüketiciler sadece “Helal” sertifikasına değil, aynı zamanda kaliteye, marka hikayesine ve hızlı teslimata önem veriyor.
Petrol sonrası ekonomiye geçiş vizyonları (örneğin Suudi Vizyon 2030), bölgedeki alışveriş alışkanlıklarını fiziksel mağazalardan dijital platformlara taşıdı. Türk üreticiler için Orta Doğu pazarı ihracat fırsatları artık sadece geleneksel kanallarda değil, sınır ötesi e-ticaret lojistiğinde de yatıyor. Tüketiciler, Avrupa standartlarında üretilmiş ancak Avrupa’ya kıyasla daha ulaşılabilir fiyatlı ürünlere yöneliyor.
Siyasi ilişkilerin normalleşmesi ve kültürel yakınlık, “Made in Turkiye” algısını güçlendirdi. Özellikle şu kategorilerde büyük bir talep patlaması yaşanmaktadır:
Pazarın potansiyeli yüksek olsa da, teknik engeller zorludur. Suudi Arabistan için SABER sistemi üzerinden ürün kaydı ve SASO sertifikası, BAE için ise ESMA standartları zorunludur. Anatolian Export olarak, Orta Doğu pazarı ihracat operasyonlarınızda bu teknik sertifikasyon süreçlerini ve gümrüklemeyi uçtan uca yönetiyoruz.
Markanızı Körfez’in premium raflarına taşımak ve teknik engellere takılmadan ticaret yapmak için bizimle iletişime geçin.

Gıda ihracatında ürünün lezzeti kadar, hatta ondan çok daha önemli olan konu güvenliğidir. Tüketici sağlığını doğrudan etkileyen bu sektörde, özellikle Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri pazarları, izlenebilirlik konusunda “sıfır tolerans” politikası uygular. Bu pazarlara girmek ve kalıcı olmak isteyen ihracatçıların, uluslararası gıda güvenliği standartları ve sertifikasyon süreçlerine tam hakimiyet sağlaması zorunludur.
Global zincir marketlerin raflarında yer alabilmek için sadece yerel belgeler yeterli değildir. Tedarikçi portföyümüzdeki tüm gıda üreticileri, GFSI (Global Food Safety Initiative) tarafından tanınan aşağıdaki belgelere sahiptir:
Sertifikasyon tek başına yeterli değildir; ürünün içeriğinin de temiz olması gerekir. Avrupa Birliği’nin belirlediği MRL (Maksimum Kalıntı Limitleri) değerlerine uyum, ticaretin devamlılığı için kritiktir. Anatolian Export olarak, ihraç ettiğimiz her partiyi akredite laboratuvarlarda pestisit, ağır metal ve mikrobiyolojik analizlerden geçiriyoruz.
Anatolian Export olarak, sadece belge kontrolü yapmıyor, ürünün hikayesini takip ediyoruz. Zorunlu kılınan gıda güvenliği standartları gereği, ihraç ettiğimiz ürünlerin hangi tarladan çıktığını, hangi gübrelerin kullanıldığını şeffaf bir şekilde raporluyoruz.
Dünya çapında geçerli yüksek gıda güvenliği standartları ile üretilmiş Türk gıda ürünlerine ulaşmak ve güvenilir bir tedarik zinciri kurmak için bizimle iletişime geçin.

Küresel enflasyon ve değişen tüketici davranışları, perakende sektöründe dengeleri değiştirdi. Tüketiciler artık sadece markaya para ödemek yerine “fiyat/performans” dengesine odaklanıyor. Bu durum, süpermarket zincirlerinin ve e-ticaret girişimcilerinin kendi markalarını (Private Label) oluşturma iştahını kabarttı. Özellikle esnek üretim kapasitesi, yüksek kalite standartları ve lojistik avantajlarıyla private label üretim Türkiye pazarında büyük bir ivme kazandı.
Türkiye, Çin’in en büyük alternatifi olarak konumlanmaktadır. Avrupalı ve Orta Doğulu alıcılar için Türkiye’de üretim yaptırmanın (Contract Manufacturing) temel avantajları şunlardır:
Bir ürünü alıp satmak sizi tüccar yapar, ancak kendi markanızı üretmek sizi kalıcı bir oyuncu yapar. Anatolian Export olarak private label üretim Türkiye süreçlerini uçtan uca yönetiyoruz:
Markanızın değerini, Türkiye’nin üretim gücüyle birleştirmek ve fason üretim fırsatları hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçin.

Günümüzün yüksek faiz ve enflasyonist ekonomik ortamında, işletme sermayesini en çok eriten kalemlerden biri depo giderleridir. Depoda bekleyen her ürün, henüz nakde dönmemiş “ölü sermaye” anlamına gelir. Bu nedenle küresel ticaretin yeni kuralı, malı depolamak değil, hareket ettirmektir. Stok maliyeti düşürme hedeflerine ulaşmak için kullanılan en etkili yöntem ise “Just-in-Time” (Tam Zamanında) üretim ve sevkiyat modelleridir.
JIT (Just-in-Time), ürünün ihtiyaç duyulduğu anda, ihtiyaç duyulan miktarda teslim edilmesini esas alan bir stok yönetim felsefesidir. Anatolian Export olarak müşterilerimiz için sevkiyat planlamasını üretim hatlarına senkronize ediyoruz. Bu strateji size şu somut avantajları sağlar:
Uzak Doğu’dan 45-60 günde gelen sevkiyatlar, firmaları mecburen yüksek stok tutmaya zorlar. Ancak Türkiye’nin Avrupa’ya 4 gün, Orta Doğu’ya 6 gün mesafede olması, stok maliyeti düşürme stratejilerini uygulamayı mümkün kılar. Azar azar ama sık sık sipariş vererek nakit akışınızı güçlendirebilirsiniz.
Siz de deponuzu değil, işinizi büyütmek istiyorsanız; modern lojistik çözümlerimiz ve size özel sevkiyat planlarımız için bizimle iletişime geçin.

Birçok ithalatçı, maliyetleri düşürmek adına “aracıları aradan çıkarmak” ve doğrudan fabrikadan satın almak ister. İlk bakışta mantıklı görünse de bu yaklaşım, özellikle karmaşık, çok kalemli veya denizaşırı siparişlerde ciddi operasyonel riskler barındırır. İthalatçılar için en büyük risk, tek bir üretim hattına bağımlı kalmaktır. İşte bu noktada trading firması avantajları devreye girer ve süreci güvence altına alır.
Bir fabrikadan mal aldığınızda, o fabrikanın üretim takvimine, hammadde stoğuna ve finansal durumuna bağımlı kalırsınız. Fabrikada yaşanacak bir teknik arıza, grev veya enerji kesintisi tüm tedariğinizi durdurabilir. Ancak bir trading (dış ticaret) firması ile çalışmak size şu esneklikleri sağlar:
Uluslararası ticarette dil bariyeri ve iş kültürü farkları anlaşmazlıklara yol açabilir. Profesyonel bir aracı kurum, yerel üreticinin dilinden anlar ve sizin taleplerinizi teknik terimlere doğru çevirir. Bu iletişim köprüsü, yanlış üretimden kaynaklı hataların önüne geçer. Trading firması avantajları arasında belki de en önemlisi, sizin adınıza sahada olan bir ekibe sahip olmanızdır.
Siz de operasyonel yükünüzü hafifletmek, farklı fabrikalardan karma yükleme yapmak ve sürecinizi profesyonellere emanet etmek için bizimle iletişime geçin.

Afrika kıtası, genç nüfusu ve hızla artan tüketim talebiyle gelecek 20 yılın en büyük ticaret merkezi olmaya adaydır. Özellikle hızlı tüketim (FMCG), hijyen, yapı malzemeleri ve gıda gruplarında Türk ürünlerine (“Made in Turkiye” algısına) olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Ancak bu potansiyel, zorlu bürokratik engelleri de beraberinde getirir. Bu nedenle Batı Afrika pazarına ihracat, sadece ürün satmak değil, süreci uçtan uca doğru yönetmek anlamına gelir.
Bölgede başarısızlığın temel nedeni, bürokrasi ve iklim koşullarının yanlış yönetilmesidir. Üreticilerin pazara girerken şu kritik süreçlere tam hakimiyet sağlaması şarttır:
Ticaretin sürdürülebilirliği için finansal güven şarttır. Bölgedeki döviz kısıtlamaları nedeniyle ödeme süreçleri karmaşık olabilir. Batı Afrika pazarına ihracat yaparken, Akreditif (Letter of Credit) veya banka garantili ödeme yöntemlerinin doğru kurgulanması gerekir. Anatolian Export olarak, finansal risklerinizi minimize eden güvenli ödeme altyapıları sunuyoruz.
Lagos (Apapa ve Tin Can Island) ve Accra (Tema) limanları, bölgenin dünyaya açılan kapılarıdır. Ancak bu limanlardaki yoğunluk, iyi planlanmamış sevkiyatlarda yüksek demuraj (bekleme) masraflarına neden olabilir. Gümrükleme işlemlerinin gemi varışından önce başlatılması maliyetleri düşürür.
Liman dinamiklerini bilen yerel acentelerimizle bu karmaşık süreci yönetiyor, Batı Afrika pazarına ihracat yapmak isteyen firmalara güvenli bir ticaret koridoru açıyoruz. Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin.

Dış ticarette en büyük zaman kaybı ve operasyonel risk, genellikle üretici doğrulama ve doğru fiyatı bulma aşamalarında yaşanır. Geleneksel yöntemlerde Excel tabloları ve e-posta trafiği arasında kaybolan haftalar süren pazar araştırması süreçlerini, Anatolian Export olarak geliştirdiğimiz tedarik zincirinde yapay zeka algoritmalarıyla minimize ediyoruz. Teknolojinin gücünü kullanarak, insan hatasından arındırılmış, veriye dayalı ve en doğru sonuca ulaşıyoruz.
Modern ticaret artık sadece malı bir noktadan diğerine taşımak değil, doğru veriyi yönetmektir. Kullandığımız gelişmiş sistemler, Endüstri 4.0 standartlarına tam uyumlu olarak çalışır. Sistem, küresel piyasalardaki anlık hammadde borsa fiyatlarını (örneğin selüloz, polimer, plastik granül veya buğday) saniye saniye takip eder.
Manuel süreçlerin aksine, dijitalleşmiş bir altyapı kullanmak ithalatçılara büyük hız kazandırır. Bu teknoloji bize şu somut avantajları sağlar:
Manuel süreçlerde gözden kaçabilecek en ufak bir detay, konteyner bazında binlerce dolarlık zarara yol açabilir. Dijital sistemlerde ise her adım kayıt altına alınır. Bizimle çalıştığınızda sadece bir ürün değil, aynı zamanda ileri teknoloji bir satın alma hizmeti almış olursunuz.
Siz de operasyonel yükünüzü hafifletmek, maliyetlerinizi optimize etmek ve tedarik zincirinde yapay zeka teknolojisiyle en güvenilir üreticiye ulaşmak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir veya doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Pandemi sonrası değişen küresel tedarik zinciri dinamikleri, kağıt ve hijyen ürünlerinde ibreyi Çin’den Türkiye’ye çevirdi. Son yıllarda yapılan dev yatırımlarla kapasitesini artıran Türk kağıt endüstrisi, özellikle Avrupa ve Orta Doğu (MEA) pazarı için vazgeçilmez bir tedarik üssü haline geldi. Avrupa’daki enerji krizi ve yükselen üretim maliyetleri, Türkiye’nin modern üretim hatlarını öne çıkarıyor.
Türkiye, sadece coğrafi konumuyla değil, sahip olduğu ileri üretim teknolojisiyle de rakiplerinden ayrışıyor. Global alıcılar için ülkemiz, kalite ve hızı birleştirerek şu stratejik avantajları sunmaktadır:
Son 10 yılda yapılan makine parkuru yatırımları sayesinde Türkiye, bölgenin en modern tesislerine sahip olmuştur. Eski teknolojili üretimlerin aksine, Türk kağıt endüstrisi yüksek hızlı ve enerji verimliliği sağlayan hatlarda üretim yapar. Bu durum, birim maliyetleri düşürürken ürün kalitesinin standart kalmasını sağlar. Anatolian Export olarak, bu modern tesislerden çıkan ürünleri doğrudan portföyünüze sunuyoruz.
Sektör sadece hammadde değil, bitmiş ürün tarafında da oldukça güçlüdür. Tuvalet kağıdı, kağıt havlu, dispenser peçeteler ve endüstriyel temizlik kağıtları, Türkiye ihracatının lokomotif ürünleridir.
Siz de Türk kağıt endüstrisi güvencesiyle büyümek, global pazarda rekabet avantajı elde etmek ve fabrikanızın kapısına kadar yönetilen güvenilir bir süreç için bizimle iletişime geçin. Uzman ekibimiz size özel teklifinizi hemen hazırlasın.
